Yiyin Beyler Çatlayıncaya Kadar Yiyin
Merhaba sevgili ByerleyTurk takipçileri, yaklaşık 15 günlük bir aradan sonra tekrar beraberiz. Bugünlerde biraz tepem atmış vaziyette ve bugünden itibaren sizden gelen önerileri de dikkate alarak yazı aralıklarını bu kadar uzun süre tutmayacağımı belirtip bugünkü yazımı farklı ve görmezden gelinen bir konu üzerine kurmayı düşünüyorum.
Aslında bu yazımda sizlere Pressing isimli atın aygır olarak alınmasını/derneğin teklifini yazacaktım ve olayın yüzde 90 bitme aşamasında olduğunu byerleyturk.org farkıyla duyuracaktım. Daha sonra gündemin diğer maddesi Turbo için teklif edilen akıl almaz rakamı ve Arap atçılığının çağımızdaki yerini detaylandıracaktım.
Sonra biraz düşündüm ve baktım ki bu kulübün hatalarından ders alacağı yok. Daha doğrusu genç potansiyeli kullanacak bir mekanizması yok. Üstat Yılmaz Özdil'in bile yazısında "en iyi yönetilen kulüp" diye bahsederken; aslında dış görünüşü parlak fakat iç yüzü çöküntülerle dolu olduğunu, insan değerini 2. hatta 3.planda gören bir anlayışla işlerin yürütüldüğünü ve olayın boyutlarının ciddi anlamda vahim olduğu görmemezlikten gelmek mümkün değil…
Aslında sayın yöneticilerimize haksızlık etmeyelim, gösterişle aldatmakta onların üstüne tanımam.
Bu kurumda aygır alınır/satılır sonuçta yeri dolar parasını nasılsa yarış sever ödüyor, milyonlar çıkar kasasından kimseye de hesap falan sorulmaz.
Turbo satılır tepki olur veya olmaz ama yerine elbet yeni şampiyonlar çıkar(ılır)! Arap atçıları da merak etmesin, Arap atçılığı da bu kurumda bitmez, Arap atları da… Daha çok apranti ve jokeyin ölümüne sebep olurlar…
Geldiğimiz noktada anlayamadığımız olan şudur ki ölen apranti kardeşlerimiz ve jokeylerimiz geri gelmiyor. Sen yaptığın hatayı görüp düzeltsen de gelmiyor. Bunun önlemini önceden alabilmek gerek. Tjk'nın 1 numaralı gündem ana maddesi bu olmalıdır.
Ama maalesef tepe kadrosu monşerle dolu olan herhangi bir yapılaşmanın böyle sonuçlarla ilgilenmemesi, umursamazlığı doğaldır. Doğaldır çünkü hâla alınan bir önlem yok!
Hâlâ takır takır atlardan düşen ve hayatını kaybeden insanlarımız var ve hâlâ hastanelerde kırıklar içinde yatan bir sürü aprantilerimiz var.
Bunlara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor ve maalesef onları hiçbir şey geriye getiremiyor.
İşte bu noktada tepem attı artık ve bende bazılarına yaranmak için değil, isyanımı dile getirmek için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim...
Geçenlerde rahmetli Müslüm Tumbul geldi aklıma. Tüm bunları düşünürken onun berbat Urfa pistinde yıkılışı geçti gözlerimin önünden bir film şeridi gibi… Atın altında kalışı ve çaresizce çırpınışı...
Daha sonra soğuk bir Ocak gününde yapılan sade töreni geldi aklıma… Hipodromda ailesinin gözyaşları da çabasıydı…
Ve sonra Yeşilbudak geldi sahneye. Bu sahnede de fotoğrafta aynıydı sanki. Birbirinin kopyası… Hiçbir şey değişmemişti ve bundan sonrada değişmeyecekti…
RAHAT UYU AKTAN BAYRAK ATLARA AŞIK OLANLAR SİZLERİ ASLA UNUTMAYACAK
Sıfatları yönetici olanlar üç maymunu oynarken her şeyini atlara adamış olan bir apranti daha yitip gitmişti… Ve en hazini kendi kaskı olmadığı için arkadaşından ödünç aldığı kaskla Bursa'da start alan Aktan Bayrak… Cumartesi günü onun ölüm yıldönümü belki bu yazı olmasaydı bunu bile kimse hatırlamayacak ve yâd edilmeyecekti… Kimsenin aklının ucundan dahi geçmeyecekti ya neyse…
Rahat uyu Aktan kardeşim atlara aşık olan insanlar seni de, senin kardeşlerini de unutmazlar.
En hazini onunkiydi dedik ya, düştüğünde zaten kendisine büyük gelen kaskı fırlayıp gitmiş, Arap atı tamda suratına basmıştı rahmetlinin. 20 yaşında toprağa düşmüştü bedeni… Oysa o sıralarda hepimizin bildiği gibi Tjk'nın daha önemli işleri vardı...
Yarış severe tepeden bakan kibirli monşerler, peş peşe gelen bu ölümlere önlem almak yerine ev araba konser işleriyle ilgileniyordu. Tek amaç hasılatı arttırmaktı ama bunu da başarmaya çapları yetmedi ya… Neyse konumuz bu değil….
Ve akabinde çok sevdiğim birisini daha Gürkan Oker'i kaybettik… Diğerlerinden daha ses getirdi onun ölümü. Jokeydi ve kendisini seven kemik bir kitleye sahipti… Hiç beklenmedikti ölümü, hepimizi şok etti gitti… Ve onu sadece ekrandan tanıyanlar bile ardından gözleri yaşlı bir şekilde dualarla uğurladılar bu genç adamı.
Şimdi bütün bunları düşünürken aklıma bir şey takılıyor. Tüm bu olanlardan sonra söylediklerine kendisi bile inanmayan insanlar geliyor gözümün önüne ve kader edebiyatı yapanlar… Siz önlem alın, standart getirin, düzenleme getirin, Arap yarışlarını azaltın, sakat sakat koşan atları, kötü değil rezil pistleri düzeltin, sonra adını ne isterseniz koyun… Bizde buna eyvallah diyelim...
Tabi sahip olduğu organlarda nutuk atan ama iş bu konulara gelince tek kelime dahi edemeyen yalancı kahramanlar geliyor sonra aklıma birde güzel bir şiir... Şiirde "yiyin beyler yiyin patlayıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin diyor şair… Bu deryanın sonu gelir kapıştınız gider ayak, yarın bakarsınız söner, bugün yanan ocak" diyor.
E hani neredeler bütün insanlar? Hep siz öldükten sonra mı üzgün konuşmalar yapacaklar? Siz artık bunu yemiyorsunuz değil mi? Bakın yine canım sıkıldı. Vurdumduymaz bir kurumda yıllarını buraya adayan Gültekin Alpay'ı bile anmayan bir yer burası beyler. Zamanı gelince sizlerinde esameniz okunmayacak...
BİR GÜN SÖZ ÜRETEN GERÇEK YARIŞSEVERDE OLACAK
Yok mudur bu ölümlerin bitmesini sağlayacak bir proje bir fikir? Hâlâ bir şeyler üretemiyor musunuz? Bu kadar adam sendeci insanlar olamazsınız! Dünyanın hangi ülkesinde bu sıklıkla jokey ölür düşer yaralanır? Cevap verin bana! Neden hayatını kaybedenlerin hepsine neden olan Arap atlarıdır?
Bir kez dahi neden soramaz bunu kendisine insanoğlu?
Neden Neden Neden?
Gözün kahrolsun senin rant… Daha hangi yalanları hangi kılıflara uyduracaksın? Bazı çıkarcı gruplara yol vermek için, Türk atçılığının ileriye adım atabilmesi için pranga olan bu Arap atçılığı artık yasaklanmalı kardeşim diyebilecek bir babayiğit yok mudur?
Ya da bu işlere bir standart getirelim diyen?
Bu kadar radikal önerileriniz olmayacaktır fakat en azından bazı standartların getirilmesini, Arap yarışlarının kesinlikle azaltılmasını, sakat atların koşmamasının gerektiğini neden kimse dile getiremez? Önlem alınmaz?
Fikrine katılırım veya katılmam ama tarzı en sağlam yazardır benim için, at yarışcılığı medyasında da benim için duayendir, Atahan Zilcioğlu. Onun gibi bildiği doğruyu sonuna kadar savunan isimler çoğalmadıkça bu işler zor arkadaşlar…
Artık yeni bir genç nesil akımı olmalıdır. Bazılarının kafasına doğruları yaza yaza sokmalıdır.
Yoksa biz burada seneye kimi kaybedeceğiz diye sorarız birbirimize. Hangi jokeyimizi apranti kardeşimizi?
Durumlar o noktaya geldi ki artık ilk hangi apranti attan düşecek, belki de ölecek diye bahis açacaklar.
Sahi sizce sıra kimde?
METİN ALKAN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir





























