Zincirleri Kırmak
Bu yıl 19.'su düzenlenen Enternasyonal yarışlar 2-3 Eylül 2009 tarihleri arasında Veli Efendi hipodromunda yapıldı. Çarşamba yarışlarına katılan 8 yabancı safkandan 6'sı dereceye girerek 770.000$ ödülü almaya hak kazandı. Perşembe yarışlarına katılan 10 yabancı safkandan ise 7'si dereceye girmeyi başararak 1.435.000$ ödülü, toplamda ise 2.2 milyon doları evlerine götürmeyi başardılar.
Seyir zevki açısından oldukça keyifli geçen festivale, Türk şampiyonlarının, yurtdışından gelen Gurup 3 - Listed seviyesindeki isimlere karşı yaşadıkları hezimet damgasını vurdu. 19 yıldır kesintisiz düzenlenen Enternasyonal yarışlarda, geriye bakıp Türk atçılığının bu süre zarfında ne kadar geliştiğini gözlemlemek objektif bir yaklaşımla zor olmasa gerek.
Evet geliştik, bu süre zarfında yeni aygır alımları, yeni antrenör-jokey eğitim sistemleri, yurt dışından getirilen elit kısraklar, son model pistler, gece aydınlatmaları, kısraklarını yurtdışındaki aygırlara göndermek için teşvik paketleri, yetiştiricilere primlerin arttırılması ve daha sayabileceğimiz bir çok konuda ileriye adım attık.
Türk atçılığı gelişti, astronomik rakamlar ortaya konularak Always A Classic, Bijou Dinde, Shining Steel, Eagle Eyed, Fantastic Fellow, Sun Music, Marlin gibi aygırlar alındı. Gelinen noktada alınan isimler ve başarısız sonuçlar ise ortada. Bazı isimlerin iyi bir kısrak babası görevi taşıyacağı konusunda ümitlerimiz var, o konuda da yanıldığımızı ancak 4-5 yıl gibi bir süre zarfında daha net göreceğiz.
Bu isimlere ödenen şişirilmiş ücretlerden sonra makul ücretlere alınan Royal Abjar, Bin Ajwaad gibi isimler verdikleri yavrularıyla bizlere doğru zamanda doğru işlerinde yapılabileceğini, başarının astronomik ücretler ödenmeden de gelebileceğini gösterdi.
Dünya atçılığında pek örneği olmayan sistemimizden vazgeçmedik ve yine büyük ücretlerle bilindiği üzere geçtiğimiz yıl Victory Gallop, Divine Light ve Okawango gibi isimleri haraya kattık. Birçoğunun emekliliği gelmiş aygır stokumuza, yurtdışından satın alarak yeni aygırlar ekledik. Bu aygırlardan sadece Okawango'nun yaklaşık 4 milyon dolara satın alındığı ve Fransa'da yavrularının adeta döküldüğünü söylememize sanırım gerek bile yok.
Artık zaten kısıtlı olan paramızı bastırıp, yurtdışından büyük haraların elemine ettiği isimleri büyük paralara alma devri bitmeli, dünya bunun farkında vardı bundan sonra umarım bizde bunun farkına varacağız.
Jokey Kulüp'ün elindeki imkanları da kullanıp radikal kararlar alması artık şart. Uzak doğuda atçılıkla ilgilenen birçok ülkeyi örnek alabiliriz.
Neden bir Hong Kong Jokey Club'ın stratejisini uygulamıyoruz, çok mu zenginiz? Aslında sanıyorum ki çok zenginiz, çünkü yeryüzünde hiç bir Arap atına 8 trilyon verilmiyor. Öncelikle bunu sorgulamamız gerek. Bu konuyu gelecek yazımda daha derinlemesine işleyeceğim.
Tekrardan konumuz olan Enternasyonal Yarış Festivaline dönersek, geliştiğimiz son noktada görüyoruz ki Avrupa'nın en pahalı mil yarışını biz düzenliyoruz fakat bir internet sitemiz dahi yok.
Durun hemen nasıl olur demeyin, bizim Manevi değeri çok büyük olan, Türkiye'nin en büyük yarışı Gazi Derbisi üzerine bile bir internet sitemiz yok. Üstelik bu kitle iletişim aracını ülkemizde milyonlarca kullanan bir kesim varken. Bu konuda kurumun önemli bir eksikliği olduğu sabittir.
Dünya üzerinde geçelim Dubai veya İngiltere'yi, Japon yarışlarının dahi kendi web siteleri mevcuttur. Bu konudaki eksikliğinde görülmesiyle zaman içinde giderileceğini düşünmekteyim. Ayrıca gazeteler ve televizyonlarda bu festival gününde yarış severleri iftara davet eden kulübün, hipodromun yolunu dahi bilmeyen, o gün ilk kez gelecek yarış severler için resmi sitesinde hipodromun bir krokisini yayınlamasını beklemek sanırım sadece bir hayal olurdu.
Yarışlara geri dönersek, Türk atçılık ve yetiştiricilik durumunu tüm çıplaklığıyla izledik ve gördük ki aslında öyle bir şey yok. Yani ülkemizde yetiştiricilik denen şey yok.(Bu konuda da kulübün üzerine düşen görevler var ileride değineceğim.
Evet geliştik… Dün Bulgar atlarını geçerken 2007'de Sabırlı ile Topkapı koşusunu kazandık, Dubai'de %100 Türk yetiştirmesi atımızla yarış kazandık haksızlık etmeyelim. Ama bu gidişat böyle devam ederse önümüzdeki 10 yıl boyunca 2007 ile avunup duracağız. Dışa açılmak bir kenara ülkemize gelen isimlerle mücadele dahi edemeyecek seviyedeyiz. Doğru gördüklerimizi söylemezsek kendimizi kandırmaya devam edeceğiz.
Atılım yapılmak isteniyorsa bir şeylerin değişme vakti gelmiştir.
Sizce artık zincirleri kırmanın vakti gelmedi mi?
METİN ALKAN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir






























