Jeremy James’in Basın Toplantısı ve Türk Atı Üzerine

Son dakikada gelen haberle biraz paldır küldür katıldığım bu organizasyonda benim dışımda olaya son anda dahil olan kimse yoktu. Aksine gayet iyi hazırlanmış ve ilgililerin gayretiyle gayet de başarılı yürütülen bir organizasyondu. Öncelikle bu etkinliği düşünen ve sonrasında başarıyla hayata geçiren tüm TJK ilgililerine teşekkürlerimi sunuyorum.
Jeremy James'in yaptığı konuşma aslında daha yapılması gereken çok şeyin olduğunu dile getiren bir konuşma oldu. Onun yazdığı kitap ve bu kitapta Byerley Türk'ün bir Arap atı değil Türk atı olduğu gerçeği vurgulaması sonucunda aldığı tepkileri, bilimsel ispatlarla nasıl bertaraf ettiğini dinledik kendi ağzından. Kendi anlatırken de, sorulan sorulara cevap verirken de gayet içtendi. Bu noktada zaman içinde bu konuya merak salanların da kafasını karıştırabilecek olan bir konuyu da kendisine sorma fırsatım oldu. Lister Türk ile Byerley Türk'ün birbirine yakın olan öykülerinde bu serüveni baştan sona yaşayan ismin Byerley Türk olduğuna nasıl kanaat getirmişti. Çünkü literatürde bu konu ile ilgili hala farklı görüşler söz konusu. Aslında basit gibi görünse de bu önemli bir ayrıntıydı. Çünkü bu kitapla destanlaşan bir isim olan Byerley Türk ile ilgili akıllarda kimseyi çelişkiye düşürecek bir soru işaret kalmamalıydı. Jeremy James bunun cevabını Byerley Türk'ün Lister Türk'den farklı olarak İrlanda'da 2 yıl kadar süren savaşa katışmış olması noktasında yakalamıştı. Lister Türk'ün herhangi bir savaşa dahil olduğu konusunda bir belge yoktu.
Jeremy James aslında Byerley Türk'ün ışığında o dönemde İngiltere'ye götürülmüş olan ve Thoroughbred ırkı oluşumunda kullanılan diğer aygırların da hem o dönemin coğrafyası hem de bugünkü ırkın sahip olduğu yüksek cidago ve hız faktörleri ile Türk atları olduğunu söylüyordu. O dönemde bu atların yetiştiği toprakların hepsi Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeydi. Bunun yanında Osmanlı savaş atlarının belli bir yüksekliğe sahip olması gerektiği konusunda eski belgelere ulaşmıştı. Bu yükseklik ise o dönemdeki Arap atlarının ulaşması imkansız olan 160 cm üstü cidago yüksekliğiydi. Bir de thoroughbred ırkının sahip olduğu sürat yeteneği var ki onu Arap atı ile açıklamanın ne kadar komik olacağını birkaç Arap atı yarışı izlemiş herkes fark edecektir.
Bu noktada aslında olaya sadece Byerley Türk açısından bakmak yerine bu ırkın oluşumundaki Türk atının etkisini ortaya çıkarmak için çalışmalar yapılması gerektiği sonucu çıktı ortaya. Bu eşkal ve süratin geldiği kökeni bulma noktasında yapılması gereken araştırmalar artık genetik, arkeoloji, zooloji, tarih gibi bilimlerin ışığında cereyan edecektir. Byerley Türk ismi ise bu alanda yapılacak çalışmalar içinde bir sembol, bir başlangıç noktası olarak düşünülmeli…
Bu konuşmada yazarın gündeme taşıdığı bir başka nokta ise yine üzerinde önemle durulması gereken bir konu… Jeremy James Türkçeyi ve Osmanlı alfabesini bilmediği için eski yazılı belgelerle ilgili daha geniş bir araştırma yapılması gerektiğini vurgulayarak topu bizim tarihçilerimize atmış oldu. Osmanlı arşivine ait yeni belgelerin incelemeye açılmasıyla ortaya çıkan yeni belgeler ışığında gündeme gelen "tarih baştan yazılmalıdır" söyleminin bir süredir gündemi meşgul ettiği bir ortamda, yazarın bu noktaya dikkat çekmesi de gündemle örtüştü.
Jeremy James yazdığı kitabın TJK'nın da katkılarıyla dilimize kazandırılması ile bir meşale yakılmış oldu. Bu basın toplantısının sonucunda yapılması gereken birçok çalışmanın ve dünyaya anlatılması gereken başka tarihi verilerin de olduğunu gerçeği ile de yüz yüze geldik. Tarihte bir Türk atı gerçeği var ve bu gerçeğin günümüz atlarındaki uzantısını Byerley Türk'ten yola çıkarak yapmak da bizim ülkemiz insanına düşüyor. Bizim atçılarımıza düşüyor demiyorum, bu sadece at severlerin konusu değil, bütün milleti ilgilendiren bir kondur…
Yapılacak olan çalışmalar ışığında geçmişimizdeki başarılı at yetiştiriciliği ile yeniden tanıştığımızda ve oradaki potansiyeli algılayıp, anladığımızda belki de çok yakın gelecekte atçılıkta yine dünyada en büyük söz sahibi ülke olmamızın da yolu açılmış olacak…
Erhan Gökbayrak
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir






























