Joomla TemplatesBest Web HostingBest Joomla Hosting

ATLARIN İMPARATORLUĞU

 

ATLARIN İMPARATORLUĞU

 1999 yılının Kasım ayı, soğuk bir İrlanda gecesi Coolmore'daki lojmanımızda ev arkadaşım Martin'le sohbet ediyoruz:
"Orpen bugün haraya geldi, acaba nasıl aygır olacak? Kaç kısrak çekilecek? Anne hattı çok iyi değil mi?..."
Aygırlar hakkındaki klasik muhabbetler. Bir ara gözüm şöminenin üstündeki tabloya takılıyor, Coolmore'un kuruluşundan bu yana hizmet etmiş önemli aygırların hepsi bir arada resmedilmiş. Martin'e dönüp;
"Nasıl olur diyorum."
Sorumu anlamayıp yüzüme boş boş bakıyor. Düzeltip tekrar soruyorum.
"Nasıl olur da böyle bir hara kurulur, burası nasıl bir zekanın ve vizyonun ürünüdür?"
"Doğru adamlar, doğru yerde doğru zamanda bir araya gelmişler." diye cevap veriyor.
Koca buzdağını, bu kadar kısa bir cümle ile anlatmak kimi tatmin ederdi ki?
Martin'in babasının Coolmore'un kurulduğundan bu yana orada çalıştığını, dolayısı ile kendisinin çocukluğunun bu harada geçtiğini biliyordum. Sorularım sıklaşınca yerinden kalkıp içerden bana iki tane kitap getirdi.
"Al bunları oku, aklına geldikçe yine bana sorarsın. Unutma ki, kitaplarda anlatılan anılar ve olaylar gerçektir, önemli kararlar hep bu harada alınmıştır" dedi. Heyecanım bir kat daha artmıştı, her akşam kitapları okuyor ve Martin'e sorular soruyordum, o da bana bıkmadan usanmadan cevap veriyordu.

İşte Coolmore İmparatorluğu'nun kuruluş hikayesi; Coolmore'un üç kurucusundan ikisi olan Robert Sangster ve John Magnier ilk el sıkıştıklarında Robert 35, John ise henüz 23 yaşındadır. Onları Jack Doyle isimde bir yetiştirici tanıştırmıştır ilk defa. Robert Sangster İngiltere'de bahis şirketleri olan zengin bir ailenin oğludur, kendisi aynı zamanda dünya ordular arası boks şampiyonudur. Ailesinin atları vardır ancak vasatın altında olan bu atlardan belki de en bilineni CHALK STREAM'dir. John Magnier'in ailesi tam 148 yıldır atçılık yapmaktadır, dedesi Thomas Magnier 1880 yılında önemli yarışlar kazanmış, EDLINGTON'u harasında aygır olarak kullanmış bir isimdir ve o günün şartlarında bu aygırın sırtına atlayıp İrlanda'daki kısrak sahiplerini ziyaret eder ve aşımları bizzat kendisi yaptırır. Daha sonraları GRANGE STUD harasını kuran aile yetiştiriciliğe burada devam etmiş, bunlarla tatmin olmayan John Magnier buradan yaklaşık 10 kilometre uzakta kendi harasını kurmuş ve CASTLE HYDE STUD ismini vermiştir. Bu hara ileriki yıllarda COOLMORE'UN bünyesine katacağı üç önemli haradan biri olacaktır.

John bir gün harasına Robert'i davet eder, amacı haraya yeni katılan aygırı GREEN GOD'u göstermek ve ona yetiştiricilik hakkında bilgi vermektir. Robert bu daveti seve seve kabul eder, GREEN GOD'un padoğu kenarında başlayan sohbet öğleden sonraki yarışlarda devam eder. John, NASRULLAH torunu olan GREEN GOD'un cidago bakımından yüksek olduğunu ve babası RED GOD gibi sert bir aygır olduğunu anlatır. Ona orta boylu ve yumuşak mizaçlı kısraklar bulmak gerektiğini söyler ancak Yetiştiricilik ile ilgisi olmayan Robert gibi biri için bunlar son derece gereksiz şeylerdir. Onun aklı devamlı bu işten nasıl para kazanılacağı yönündedir. Jokeyler, antrenörler onun ilgisi daha çok çekmektedir. Ertesi gün yarışlarda tekrar bir araya gelen ikili derin sohbetlerine kaldıkları yerden devam ederler. Robert son 4 yılda iki derby kazanan ünlü antrenör Vincent O'brein'e olan hayranlığından bahseder, John ise onun aile dostları olduğunu söyler hatta John'un annesi Vincent O'brein'in eşinin en yakın arkadaşıdır ve düğünlerine baş nedime olarak katılmıştır. Bunları duyan Robert çok şaşırır "Yani SIR IVOR ve NIJINSKY'nin antrenörünü tanıyorsun öyle mi? John ise gayet sakin bir tavırla "Seni bir gün tanıştırırım." diye cevap verir.

Aradan neredeyse bir hafta geçmişti. Yarışlarda tekrar bir araya gelen ikili kahvelerini yudumlarlarken John Robert'e;
"NIJINSKY'nin 5.2 milyon dolara Amerika'ya satıldığını, satışa gelecek ilk yavrularının neredeyse 100,000 belki de 200,000 dolar edeceğini, bunun inanılmaz bir rakam olduğunu, ne İngiltere'de ne de İrlanda'da bir aygıra böyle bir para ödenemeyeceğini ve onun çekim hakkına ortak olacak yetiştiricilerin ne kadar çok para kazanacağını söyler."

Bu sözler bugüne kadar yetiştiricilik ile hiç alakası olmayan Robert'in dikkatini çeker; nasıl olur da yarış hayatı bitmiş bir ata bu kadar çok para ödenir ki? John oyunun kuralını anlatır:

 "Amerika'da yetişmiş ve Avrupa'da klasik koşular kazanmış bir at tekrar Amerika'ya aygır olarak alış fiyatının neredeyse 50 katına satılabilir. Dünya at piyasasının kalbinin attığı yer Amerika'dır çünkü para orda. SIR IVOR, NIJINSKY satış fiyatları ortada. Amerika'da şampiyon atlar aygır yapılır. BUCKPASSER, RAISE A NATIVE, NORTHERN DANCER yavruları 300,000 dolara kadar alıcı buluyor, aşım fiyatları her geçen gün artıyor."
John'un ardı arkası kesilmeden devam eden sözleri son derece zeki olan Robert'in aklında yeni fikirler oluşmasını sağlar.

Bahar ayında bütün İrlanda Vincent O'brein'in 5 yılda, 3. kez İngiltere Derby'sini kazanıp kazanamayacağını konuşur. Vincent'in çok güvendiği atı yine bir Amerikan yetiştirmesi safkan ROBERTO'dur. Ohio'lu milyarder JOHN GALBREAT'a ait safkan 1972 yılı İngiltere Derby'sini jokeyi LEESTER PIGGOTT ile kazanır. Aynı gün telefona sarılan Robert John'u arayarak ROBERTO'nun sahibinin atın aygırlık kariyerinden ne kadar çok para kazanacağını söyler. Ancak istediği cevabı alamaz. John onunla aynı fikirde değildir, genç yaşına rağmen aygır sendikacılığını çok iyi bilen John, ROBERTO'nun aygırlık kariyerinin neden çok parlak olmayacağı konusundaki fikirlerini tek tek açıklar:
"Sahibi çok zengin ve aygırın hisselerini satmayacaktır, dolayısı ile markette daha az yavrusu olur. Roberto'nun daha şimdiden kendisine ait olan Darby Dan harasında kalacağını" söyler ve "Bana göre en önemli dezavantajı ise Roberto'nun yavrularına vereceği sert mizaç onları idman etmek çok zor olacak." İşi öğrendiğini düşünen Robert için ders niteliğinde olan bu sözler onun John'un bilgisine güvenini bir kat daha arttırmıştı. Gelecek yıllar John'un haklı olduğunu gösterecektir de.

 Bu konuşmadan sonra Robert Temmuz ayı satışlarında Amerika'ya gitmeye karar verir, tabi ki yanında John ve onun İrlandalı birkaç yetiştirici arkadaşı da vardır. Robert tamamen yabancı olduğu bu ortamdaki tayları ve fiyatları görünce çok şaşırır. Ancak ne yapıp edip buradan bir tay almalıdır. John, Robert'i satışlardan tay seçmeye gelen efsanevi Antrenör Vincent O'brein ile tanıştırır, ileride büyük başarılara imza atacak olan bu üçlü ilk defa Amerika'da bir araya gelmiştir. Vincent O'brein'in İngiliz yetiştirici CHARLES ST GEORGE ve İrlandalı yetiştirici TIM ROGERS için seçtiği ROUND TABLE tayına ortak olan Robert bir taşla iki kuş vurmuş hem iyi bir taya ortak olmuş hem de efsanevi antrenör Vincent O'brein'i antrenörü tayin etmiştir. 240,000 Amerikan doları ödenen taya daha sonra CELLINI ismi verilecektir. Dünyaca ünlü at sahipleri ve yetiştiricilerin sınırsız kredilere sahip olduğu bu markette kendisinin pek de adam yerine koyulmadığını hisseden Robert bu durumdan dolayı içinde bulunduğu rahatsızlığı en yakın arkadaşı John'a anlatır:
"Söyler misin John, kimim ben? İngiltere'de bahis şirketi sahibi olan bir ailenin oğlu ya da ordular arası boks şampiyonu. Beni Amerika'da kim tanıyor?" Robert haklıydı, bu oyunda yer almak için sadece para sahibi olmak yetmiyordu, saygınlık çok daha önemliydi. Robert'i dinleyen John onun bu problemini çözmenin çok basit bir yolu olduğu söyler: Önce İngiltere'de koşan bir atı aygır olarak alacaklardı, böylece bütün dikkat Robert'in üzerine çekilecekti. Hara sahibi olacak yetiştiricilik yapacaktı, işin bahis kısmından uzak olacaktı. John'un görüşlerine güveni tam olan Robert bunu kayıtsız kabul etti. DEEP DIVER isimli at satın alınarak John 'un harası CASTLE HYDE STUD'da aygırlık kariyerine başladı. John'un vizyonu ve Robert'in parası ilk defa bir araya gelmişti. John bu aygırın çok da başarılı olamayacağını biliyordu aslında, eğer yavruları birkaç yarış kazanırsa aygır Japonlara pazarlanacaktı ve yatırılan paranın onlarca mislisi kasaya girecekti ve gelecekte John yine haklı çıkacaktı. Deep Diver vasat bir aygır olmuştu ama bu kimin umurundaydı ki…          John, Robert'e onun saygınlığını arttırmak için planın ikinci kısmına geçmeleri gerektiğini söyler, Robert İngiltere Jokey Kulübü üyesi olmalıdır, böylece dünyanın her yerinde saygınlık kazanacaktır. O sene sadece üç kişi Jokey Kulübü üyesi olur, ROBERT SANGSTER de bunlardan biridir. Artık Amerika'daki satışlara İngiltere Jokey Kulübü üyesi unvanı ile katılacaktır…

              *****

                John Magnier, Robert Sangster ve Vincent O'brein hayallerindeki harayı kurabilmek için güçlerini birleştirirken onlardan binlerce kilometre uzakta BOLD RULER-SOMETHING ROYAL orijinli 2 yaşındaki erkek tay Amerika'nın sevgilisi olmuştu. 4 ayda 7 yarış kazanan bu iri yapılı al tayın ismi SECRETARIAT'tı.1973 yılı Kentucky Derbisinin de en büyük favorisi olarak gösteriliyordu.

SECRETARIAT'ın başarısı John'nun gözünden kaçmıyordu. Henüz aylardan kasımdı ve ona göre bu tay 3 yaşına geldiğinde sadece Kentucky Derby'i değil Preakness ve Belmont Stakes'i kazanacak ve Triple Crown yapacaktı. Eğer Secretariat bunu başarırsa temmuz satışlarındaki Amerikan taylarının fiyatları daha da artacaktı. John'nun korktuğu başına gelmiş, SECRETARIAT Triple Crown yapmıştı.

John, Robert ve Vincent Keenland Temmuz satışları için Amerika'ya gelmişlerdi ancak geçen yıllara oranla tay fiyatları oldukça artmıştı. Alıcılar, yeni bir SECRETARIAT sahibi olabilme hayali ile yanıp tutuşuyor, binlerce dolar bu hiç koşmamış 1 yaşlı taylara rahatlıkla ödeyebiliyorlardı. Satışın en göz alıcı tayı BOLD RULER -ISKRA orijinli erkek taydı. SECRETARIAT ile aynı babadan olan bu tay için Robert 500,000 Amerikan doları ödemeye hazırdı. 300,000 dolardan açılan arttırmada kimse bu fiyatı vermeyince tayın fiyatı birden 50,000 dolara kadar düşmüş ancak sonradan sürülen peylerle şimdi fiyatı 500.000 dolar olmuştu. Bu parayı veren de Robert'ten başkası değildi. Keenland'de bir tay için ödenen en yüksek fiyata sadece 10.000 dolar kalmıştı. Tay İrlanda yolcusu olmaya hazırlanırken Japonya'nın en önemli atçılarından Zenya Yoshida fiyatı birden 600,000 dolara yükseltti. Bu para Robert ve arkadaşlarının bütçesini aşmıştı. Tayın yeni sahibi Japonlar olmuştu, bu fiyat aynı zamanda, Keenland rekoruydu. Zenya Yoshida yeni tayının ismini WAJIMA koyacak. Başarılı yarışlarının ardından aygırlık kariyerine ayrılan WAJIMA'nın sendika edildiği fiyat tam 7.2 milyon Amerikan doları olacaktır…

Başlarına gelen olaydan ders çıkartmaya çalışan üç arkadaş, tam on sekiz ay boyunca ileriye dönük planları için kafa yormuşlardı. John 'a göre henüz hiçbir şey için geç değildi. Hatta tay fiyatları ilerde daha da artacaktı. Önceden konuştukları gibi Amerika'dan aldıkları tayları Avrupa'da yarıştıracak önemli koşuları kazanıp aynı atı Amerikalılara aygır olarak geri satacaklardı. Bu taylar ilerinin aygırları olacaklardı yani bebek aygırlar satın alacaklardı. O yüzden pedigrileri çok çok önemli idi. John pedigrileri inceleyecek, Vincent tayı seçecek ve idmanını verecek, Robert para ödeyecekti. En önemli konu para sorununu çözmek gibi görünüyordu. Jokey Kulübü üyesi olan Robert diğer zengin kulüp üyelerine kurdukları operasyonu anlatıyor ve onları ortak ediyordu. Satışlardan önce ellerindeki para 3,000,000 Amerikan dolarına ulaşmıştı ki bu finansal sorunlarının çözüldüğünün en iyi göstergesiydi. Alınan taylar Vincent O'brein'in Derby şampiyonlarını çalıştırdığı kendisine ait BALLYDOYLE idman merkezinde hazırlanacaktı. Peki ya bu atlardan İrlanda da aygırlık kariyerine devam edecek olanlar nerede kalacaklardı? John'a ait CASTLE HYDE yetersizdi. 1973'te yarısını satın aldıkları COOLMORE'u bu sefer tamamını almışlardı. Hemen harada tadilat başladı, ahırlar yenilendi, padoklar elden geçirildi.

 Coolmore modern bir hara haline getirildi, daha ortada at yokken her şey planlamıştı. Bütün bunlar olurken John, Vincent'in kızı Susan ile nişanlanmıştı. Onun gibi biri için John'dan daha iyi bir damat adayı düşünülemezdi… Satışlara daha çok vardı, henüz katalog bile ellerine ulaşmamıştı. Vincent'a göre hedef aygır NORTHERN DANCER olmalıydı. Vincent, onun oğlu NIJISKY ile İngiltere Derbisini kazanmıştı, onun Avrupa pistlerine uyum sağladığını düşünüyordu. Amerika'da bulunan birçok aygır esasında Avrupa'ya aitti; örneğin HOIST THE FLAG, ünlü İtalyan aygır RIBOT 'un torunuydu. ROUND TABLE İrlandalı aygır PRINCEQUILLO'nun oğluydu, FORLI İngiltere Derby galibi HYPERION torunuydu. Ama yine de onun gönlünde NORTHERN DANCER' in yeri başkaydı ve sonunda katalog ellerine geçmişti. John ve Vincent gece gündüz katalog üzerinde notlar alıyor, Robert ise onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. Nihai karar verilmişti; NORTHERN DANCER'in bütün oğulları alınmalıydı, daha sonra diğer aygırların yavruları dikkate alınacaktı. 16 Temmuz 1975 günü John Magnier, Vincent O'brein ve eşi Jacqueline O'brein, Vincent'in kardeşi Phonsie O'brein ve Veterinerleri Bob Griffin İrlanda'dan Amerika'ya uçuyorlardı. Vincent kardeşi Phonsie'nin atlar hakkındaki görüşlerine çok değer verirdi. Bob 'a ise güveni sonsuzdu. Robert Sangster ise İngiltere'den Amerika'ya geçiyordu. İşin aslı kadronun diğer iki elemanı Tom Copper ve PP Hogan çoktan Kentucky'e varmış onları bekliyorlardı. İrlandalılar adeta Amerika'ya çıkartma yapıyorlardı.

Amerika'nın en büyük at yetiştiricilerinin gelen müşterilerden çoktan haberleri olmuş, daha şimdiden ceplerine girecek dolarların hayalini kurmaya başlamışlardı bile. Kimdi bu Amerikalı yetiştiriciler: Başta SPENDTHRIFT harasının sahibi LESLIE COMBS II; 1955 yılında NASHUA gibi bir safkana rekor fiyat ödemiş ve onu harasına aygır yapmış bir isimdir ve yıllardır Amerika'daki satışlarda satılan en pahalı taylar onun harasından çıkmıştır. Claiborne harasının sahibi BULL HANCOCK; nesillerdir yetiştiricilik yapan bir isim, NASRULLAH 'I Avrupa'dan Amerika'ya getirmiş bir aileye mensup. DARBY DAN, CALUMET FARM, GAINSWAY FARM ve daha niceleri hepsi de satışta taylarını en yüksek fiyata satmaya hazırlanıyorlardı. Vincent'ın ilk durağı NORTHERN DANCER'ın da yetiştiricisi olan E.P TAYLOR'a ait WINDFIELD harasının tayları olmuştu; çünkü daha önce bu aygırın yavrusu NIJINSKY'yi WINDFIELD'den satın almıştı. Elindeki katalogda işaretlediği taylardan biri yine aynı haraya aitti.

NORTHERN DANCER'ın FLEUR'den olma tayını görmek istiyordu. Seyisi tayı çıkarttığında ekip büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı, tay şampiyon Nijinsky'nin dörtte üç kardeşi olmasına rağmen ona hiç benzemiyordu. NIJINSKY gibi iri, doru bir atın aksine bu tay hem ufak hem de aldı, üstelik dört ayağı da sekiliydi… Vincent tayın ufak yapısının NORTHERN DANCER'ın anne hattından geldiğini biliyordu, bu onun için sorun değildi, kardeşi Phonsie de tayı beğenmişti. Bob Griffin tayın muayenesini yaptı, herhangi bir sağlık sorunu yoktu. Haraya ait diğer taylara da bakıldıktan sonra Vincent son bir defa taya bakmak için ahıra girdi, yaklaşık on dakika kadar tek başına inceledi, o kararını vermişti bu tay mutlaka alınmalıydı. İki gün boyunca başka haraların taylarını da inceleyen ekip çeşitli notlar alıyor herkes fikrini belirtiyordu. Diğer alıcıların da bu taylarla ilgilendiklerinin farkındaydılar, belli ki satış çok çetin geçecekti.

Satışlar bitmiş DC 8 Tipi uçak, içinde toplam değeri 1.796.000 dolar olan 12 tayı, ait oldukları topraklara, İrlanda'ya götürmek üzere yola çıkmıştı…

*****                                 

Uçak, Shannon Havaalanı'na indiğinde tayları Ballydoyle'a götürecek olan kamyon çoktan hazırdı. Yeni seyisleri bu değerli atları büyük bir dikkatle vana bindiriyorlardı. 12 adet tayın içerisinde en dikkat çekici olanı da ROUND TABLE-STYLISH PATTERN orijinli taydı. Vincent O'brein'in mutlaka alınmasını istediği NORTHERN DANCER-FLEUR orijinli al erkek tay gayet sakin görünüyordu. Üç arkadaş istedikleri bütün tayları almışlardı. Daha önlerinde koca bir kış vardı, yearlingleri gelecek seneki yarışlara çok iyi hazırlamaları gerekiyordu. Vincent işe çoktan koyulmuştu; tayları büyük bir titizlikle hazırlıyordu, tayların orijinlerine göre yatkın oldukları mesafeleri ve yarışları kafasında çoktan oturtmuştu. Robert tekrar Amerika'ya dönmüş, bu büyük markette olanları yakından izliyordu. Daha önceden de tanıdığı Billy Mc Donald ona elinde görmesini istediği bir at olduğunu söyledi. 2 yaşında idmanda olan bu tayın orijini HOIST THE FLAG-PRINCESS POUT'tu, 3x5 PRINCEQUILLO inbiridingine sahip tay tam bir uzun mesafe çim atıydı. Kentucky yearling satışlarında 34,000 Amerikan dolarına alıcı da bulamamıştı. Robert Billy'nin ısrarlarına dayanamadı ve tayı görmeyi kabul etti. Tay her hali ile geç gelişecek yapıya sahipti. Billy, Robert'a atın ait olduğu yerin Amerika değil İrlanda olduğunu söyledi. Robert bir anda Vincent'ın bu attan bir şampiyon çıkarabileceğini hayal etti. 2 yaşlı tayı satın almıştı. Billy, Robert'a "Unutmadan söyleyeyim tayın adı ALLEGED" dedi.

1976 tay satışları geçen seneye oranla daha çetin geçecekti. Robert ortaklarına bu seneki tay satışları için daha fazla paraya ihtiyaçları olduğunu söylerken sendika ortaklarından Alan Clore ve Simon Fraser, geçen yıl aldıkları tayların performanslarını henüz görmediklerini ve yeni oluşum içinde yer almak istemediklerini belirttiler. Robert ise hedefi büyütmüştü, bu sene harcanacak para 4 milyon Amerikan dolarıydı. Ortaklardan ayrılanlar olmasına rağmen o bu parayı bulacak ve yine her istedikleri tayı satın alacaklardı. Tekrar Amerika'ya gitti, ALLEGED'i satın aldığı Billy'den yardım istedi. Yeni partnerlere ihtiyaç vardı, Billy onu Kaliforniyalı milyarder DANNY SCHWARTZ ile tanıştırdı.

Robert, planı Danny'ye anlattı ve atlarla pek de alakası olmayan Danny ortaklığı kabul etti. Sendikanın şimdi Amerikalı ortağı da vardı. Geçen satıştan alınan taylar iki yaşına gelmişti. Vincent bir yandan onları büyük bir titizlikle hazırlıyor, bir yandan da John ile Amerika satış kataloğuna çalışıyordu.

 İrlandalılar ikinci bir Amerika çıkartması yapmış, bu sefer 15 tay satın almışlardı. 12 erkek 3 dişi tay yine İrlanda yolcusu idi. İçlerinde en çelimsiz olanı da BOLD REASON - SPECIAL orijinli dişi taydı. Bu dişi tay yine Billy'nin ısrarı ile alınmıştı. Robert ona FAIRY BRIDGE adını vermişti. Yeni alınan taylar İrlanda'ya varmıştı. Üç arkadaş ve ortakları istedikleri bütün tayları almışlardı. Aylardan Ağustos'tu, herkes geçen sene alınan tayların performanslarını görmeyi merak ediyordu. İlk startı alan ROUND TABLE-MOCCASIN orijinli erkek taydı, ona BRAHMS adı verilmişti. Tay daha ilk startında kolay bir birincilik elde etti. Daha sonra Railwaystakes'i kazandı. Ortaklar son derece memnunlardı, sıradaki tay Vincent O'brein'in favorisi olan NORTHERN DANCER-FLEUR orijinli taydı. Ona THE MINSTREL adı verilmişti. THE MINSTREL ilk yarışını 1200 metrede koştu, 5 boyla kazandı, aynı zamanda pist rekorunu da kırmıştı. Şimdi bütün gözler bu ortaklığın diğer taylarındaydı. Aylardan Ekim'di, Vincent O'brein sahaya bu sefer ROUND TABLE-STYLISH PATTERN tayını sürdü, onun adı ise ARTİUS 'du. Kazanamamasına rağmen tay ilerisi için ümit vaad etmişti. THE MINSTREL ise 3 kere koşmuş ve hepsini kazanmıştı, kazandığı yarışların en önemlisi ise DEWHURTS Stakes'ti. Vincent henüz son kartını oynamamıştı. Aylardan Kasım'dı, 15 tayın start aldığı Curragh Hipodromu'ndaki Maiden yarışı ALLEGED 8 boyla kazandı. Vincent, John ve Robert'e ALLEGED 'in THE MINSTREL'den sonraki en iyi 2 yaşlı olduğunu söyledi. Kış gelmiş sezon kapanmıştı, Vincent elindeki tayların 3 yaşındaki performanslarını merak ediyordu. Hedefi THE MİNSTREL'le İngiltere Derbisini kazanmaktı. Sezon açılışında onu İngiltere'ye götürdü. Erkek Tay Deneme öncesi bir yarışa kaydetti. THE MİNSTREL ağır pistteki yapılan yarışı kazanmış ancak sonlarda bayağı zorlanmıştı. Bir sonraki durak İngiltere Erkek Tay Deneme Koşusu idi ancak sonuç pek de iyi olmadı. NEBBİOLO'nun kazandığı yarışı ancak 3. tamamlayabilmişti. Vincent ve arkadaşları büyük bir hayal kırıklığına uğramışlardı, acaba NORTHERN DANCER-FLEUR orijinli bu tayın en son limiti 2000 metre miydi? İngiltere Derby'si 2400 metreydi bu at için oldukça uzun gelecekti. Vincent onu tekrar İrlanda'ya götürdü. Şansını İrlanda Erkek Tay Deneme koşunda arayacaktı ancak hayal kırıklığı İrlanda da devam etti. PAMPAPAUL yarışı kazanırken THE MINSTREL 2. NEBBIOLO 3. olmuştu. Ekibin aygır pazarlama ve sendika işlerinden sorumlu olan John atın bu şartlarda istenilen fiyata sendika edilemeyeceğinden korkuyordu. Henüz elle tutulur bir klasik galibiyet alamamıştı. Yarıştan sonra Robert 'a bir mesaj iletilmişti, ünlü jokey LESTER PIGGOTT onunla görüşmek istiyordu. Robert bu teklifi kabul etti, Lester "Bugünkü yarış çok zor geçti ancak onu İngiltere derbisine koşarsanız binerim." dedi. Robert "Mesafe aleyhimize" cevabını verdi. Lester ise sorunun mesafe değil yumuşak pist olduğunu söyledi, Derbi günü pist sert olursa kazanırım dedi. Derbiye katılacak atlar belliydi; AGAKAHAN ekürisine ait BLUSHING GROOM Fransa Erkek tay deneme koşunu kazanmış ve gözünü İngiltere Derbisine dikmişti. Rakiplerinin orijinlerini tek tek inceleyen John, Vincent ve Piggott BLUSHING GROOM 'u geçebilecekleri kararına vardılar. John RED GOD soyundan gelen bu atın Epsom'da hiç şansı olmayacağını düşünüyordu. Lester da THE MINSTREL'in eğer pist sert olursa kazanacağını söylüyordu. Vincent'in aklı iyice karışmıştı, acaba kendi kendilerine hayal mi kuruyorlardı?
THE MİNSTREL Derby koşmak üzere İngiltere'ye götürüldü. Güneş tam iki hafta boyunca yüzünü hiç eksik etmemişti, pist tam da Lester'in istediği gibi olmuştu. THE MINSTREL, HOT GROVE'u boyun farkı ile geçerek kazanmıştı. John, Vincent ve Robert buna inanamıyorlardı, haber Amerika'ya çoktan uçmuştu. THE MINSTREL İngiltere Derbisinin ardından İrlanda Derbisini de kazanmayı başardı ancak daha bitmemişti, sırada King George VI and Queen Elizabeth Stakes vardı. 12 haftada 5. koşusu olacaktı. THE MINSTREL onu da kazandı. Artık sıra onu aygır olarak pazarlamaya gelmişti, bu John 'un en iyi bildiği işti. 200,000 USD'ye aldıkları bu çelimsiz dört ayağı sekili tayı Amerika'ya aygır olarak satacaktı. Hem de tayı onlara satan WINDFIELD harasına. Yapılan pazarlıklar sonucunda 9 milyon dolara el sıkışıldı. THE MINSTREL babası NORTHERN DANCER'ın yan ahırında aygırlık kariyerine başladı.

1977 Keenland satışları gelip çatmıştı. 2.272.000 dolar harcayan üç arkadaş oradan Saratoga satışlarına geçmiş, 1.271.000 dolar ödeyerek en iyi tayları satın almışlardı. İki satışta harcanan para neredeyse 3.5 milyon doların üzerindeydi. 2 sene önce aldıkları taylardan en başarılısı THE MİNSTREL'di, ya diğerleri? Onları hayallerini kurdukları at imparatorluğunun sahibi yapabilecekler miydi? Bunun cevabı kesinlikle evetti. ALLEGED 2 sene üst üste Prix de l'arc de Triomphes Koşusu'nu kazacak, 7 milyon dolara sendika edilecek, ARTIUS 'un sendika fiyatı 4 milyon dolar olarak belirlenecekti. Her şey planladığı gibi giderken Vincent yeni 2 yaşlı taylarını sahaya sürüyordu. COOLMORE fırtınası pistlerde esmeye devam ediyordu. FAIRY BRIDGE kazandığı iki yarışın ardından en iyi 2 yaşlı dişi seçilirken TRY MY BEST de Avrupa'nın şampiyon 2 yaşlı erkek tay unvanını eline geçiriyordu.

1978 yılı Keenland satışları yaklaşmıştı. Bakalım ceplerindeki paraya çok güvenen Coolmore ekibi hedeflerindeki NORTHERN DANCER tayını alabilecekler miydi?

*****

Satışlar son hızı ile devam ediyordu, sıra Coolmore ekibini İrlanda'dan Amerika'ya getiren taya gelmişti. Çeşitli alıcılar fiyatı 20.000 USD'den 200.000 USD'ye kadar getirmiş, henüz büyükler sahneye çıkmamıştı. Fiyat artmaya devam ediyordu, önce 400,000 sonra 500,000 Usd ve sonunda fiyat 600,000'e dayanmıştı. Herkesin daha artmaz dediği yerde STAVROS NIARCHOS adına JOSS COLLINS elini kaldırdı ve 625.000 dedi. Coolmore hala sessizdi. Fransızların bu tayı İrlanda'ya göndermeye niyetleri yoktu, fiyat 800,000 Usd'ye ulaşmıştı. Coolmore ekibi ilk peyini sürdü, 860.000 Usd. Tüm bakışlar Robert ve arkadaşlarına çevrilmişken Yunan asıllı Fransız armatör STAVROS NIARCHOS 'un emriyle JOSS COLLINS 880.000 Usd dedi. Şimdi sıra Coolmore'daydı, 900,000 USD diyen İrlanda ekibine karşı Fransızlar 960,000 Usd ile karşılık vermişti. Ancak beklenmeyen bir gelişme olmuş hiç kimsenin tanımadığı bir alıcı fiyatı 975,000 USD 'ye yükseltmişti. Bazılarına göre bu adamın Robert adına arttırdığı bile düşünülüyordu. Niarchos 1 MİLYON demişti, hiç zaman kaybetmeyen bu esrarengiz alıcı 25,000 daha arttırdı. Ancak Niarchos aynı hızda cevap vermiş 1.050.000'e yükseltmişti ki Coolmore 1.100.000 dedi. İki koldan Fransızları sıkıştıran Coolmore düelloyu kazanmış gibi görünüyordu. Ancak Niarchos 1.200.000 dedi. Robert, John ve Vincent'tan oluşan ekip artık pes etmiş, tay Fransa yolcusu olmuştu. NORTHERN DANCER - SPECIAL orjinli bu tayın ismi NUREYEV olacak, kısa süren parlak yarış hayatının ardından aygırlığa ayrılacak, 14 milyon Usd'ye sendika edilecek, onu bütün dünya tanıyacaktı.

Satışlar sona ermiş, Coolmore ekibi 16 erkek, 2 dişi taya 5.490.000 USD harcamışlardı. NUREYEV dışında yine her istediklerine sahip olmuşlardı. Coolmore kazandığı grup yarışlarla Avrupa'yı kasıp kavuruyor, erkek taylarını milyon dolarlara aygır olarak sendika ediyordu. Diğer taraftan Amerika'da satılan tay fiyatları gittikçe yukarı tırmanıyordu. 1979 Yılı satışlarında Amerika'da 20'den fazla tay alan ekibin harcadığı para 11 milyon USD'yi geçmişti. Aralarında yaklaşık 1 milyon Usd 'ye aldıkları NORTHERN DANCER - SOUTH OCEAN tayı da vardı. Güzel ve güçlü bir taydı ancak kimse ondan Coolmore tarihini değiştirmesini de beklemiyordu ama o bunu yapacaktı. İrlanda'ya götürülen taya STORM BIRD ismi verildi, başarılı 2 yaşlılığının ardından aygır olarak tekrar Amerika'ya satıldı, hem de tam 28 milyon USD'ye. Ancak ileriki yıllarda sahibi bu parayı Coolmore'a ödeyemeyecek elindeki ASHFORD STUD'ı onlara verecekti. Yıllardan beri Amerikalılar'dan aldıkları tayları aygır olarak onlara geri satan İrlandalılar şimdi de Amerika'da hara sahibi olmuşlardı. Bundan sonra hara COOLMORE AMERİKA olarak anılacaktı. STORM BIRD ise değerli pedigrisinin hakkını verecek ve ileriki yıllarda SECRETARIAT kızı TERLINGUA'DAN STORM CAT dünyaya gelecekti. STORM CAT Overbrook tarafından yetiştirilecek ve yine aynı harada aygırlık yapma başlayacaktı. Ancak Coolmore bu aygırın gelecekte Amerikan yetiştiriciliğine damga vuracağını anlayacak ve bazı hisselerini satın alacaktı.

Coolmore 'un yükselişi Avrupa'da sürmeye devam ediyordu. Bütün grup yarışlarda söz sahipleri olmuşlardı ancak THE MINSTREL'den sonra İngiltere Derby'sini kazanmayı başaramamışlardı. Sprinter atları aygır yapan ekip için artık Derbi galibi sahibi olma zamanı çoktan gelmişti. 1982 Yılında onların bu hayali gerçek olacaktı; NIJINSKY'nin oğlu GOLDEN FLEECE İngiltere Derbisini kazanırken, BE MY GUEST oğlu ASSERT hem Fransa hem de İrlanda Derbisini haranın müzesine taşıyacaktı.

1984 yılında İngiltere Derbisine EL GRAN SENOR ile katılan ekip jokey hatasından bir baş farkıyla SECRETO'ya geçilecek ancak aynı yıl haranın bir başka safkanı SADLERS WELLS İrlanda Erkek Tay Deneme'yi kazanacak ve daha sonra dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı aygırlarından biri olacaktı.

WOODMAN, DANEHILL, LAST TYCOON, BE MY GUEST, CAERLEON, SADLERS WELLS Coolmore'un önemli yapı taşları olmuşlardı. Martin'in bana verdiği kitaplardan okuduklarımı haranın emektarlarına soruyordum. Onlara göre El Gran Senor çok iyi bir yarış atıydı ama yaşıtı SADLERS WELLS' in aygırlık kariyerine diyecek yoktu. NUREYEV'i alamamak büyük bir hataydı, onun gibi bir aygır Coolmore'a ait olmalıydı. Ben aklımdaki yüzlerce soruyu emektarlara sora durayım, ev arkadaşım James bana bir gün "Gel seni BALLYDOYLE idman merkezine götüreyim, 3 yaşlı bir tay var onu gör." dedi.
Hemen kabul ettim, yağmurlu bir Pazar öğleden sonrası BALLYDOYLE'daydık. James kapalı duran ahırın üst kapısını açtı;
"İşte bu." dedi, "2 yaşında çok iyi koştu, bu yaz 3 'lü çok daha iyi koşar. Bence dünyanın en iyi atı, pedigrisi de mükemmel."
Kafamı kapının yan tarafında duran isimliğe çevirdim, üstünde GIANT'S CAUSEWAY yazıyordu…

******SON******

SADUN OKTAV

www.sadunoktavstud.com

 

 
JT Slayt Gösterisi modülü resimleri yüklüyor. Lütfen bekleyiniz...
Photo Title 1Photo Title 2Photo Title 3Photo Title 4Photo Title 5


ANKETLER
TJK AYGIR KADROSUNDA BYERLEY TÜRK SOYUNDAN İSİMLER OLMALI MI?