Byerley Türk Byerley American Olsaydı
Bir at düşünün savaşlardan, dehşet dolu mücadelelerden geçmiş, hem yetiştirildiği ülke saflarında hem de savaş ganimeti olarak gittiği ülkenin saflarında savaşlara katılmış, sonra bugün artık birçok atın sahalardan çekildiği yaşlarda o yarış sahalarında fırtınalar estirmiş ve sonunda da haradaki başarısıyla bir at ırkının kurucu üç büyük aygırından ilki olarak tüm yarışçılık literatürüne mal olmuş. Bugün atçılık literatüründe ismindeki yetiştiği ülkenin adını hala yaşatan ve yaklaşık 40.jenerasyon tayları ile bugün soyunu halen devam ettirmekte olan bir at…
Diyelim ki bu at Osmanlı saflarında Buda ve Viyana kuşatmalarına değil de İngiltere - Amerika arasında 6 yıl süren ve 13 Amerikan kolonisinin bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlanan Amerikan'ın bağımsızlık mücadelesine katılmış olsa. Savaşta süvarisi ölen bu at savaş ganimeti olarak alınıp İngiltere'ye götürülse ve adı Byerley American olarak tescil edildikten sonra yeni sahibi ile bu kez İngiltere saflarında savaşlara katılsa… Savaş sonrası yarış pistlerine çıkıp sayısız başarılar elde etse ve sonunda harada bir yarış atı ırkının kurucu aygırı olarak tarihe mal olsa… Thoroughbred ırkının ilk kurucu aygırı olsa ve Thoroughbred ırkı at, tüm dünyada gerçek ve en değerli yarış atı olarak kabul edilse, ne olurdu...???
Bugün Amerikan efsaneleri Secretariat - Man O War ya da Sea Biscuit'ten önce tüm dünya, yarışçılığın efsane atı olarak bu ismi tanırdı. Çünkü Byerley American'ın hem ihtişamlı hem de hüzünlü öyküsü onlarca romana ve biyografik kitaba konu olurdu. Hollywood'un boş duracağını sananlar yanılıyor. Çünkü Hollywood Byerley American'ın savaş maceralarını ayrı, yarış yaşamını ayrı birer film yapar hara hayatıyla ilgili de sayısız belgesel hazırlardı… Sanal alemde Byerley Türk ve bu soyla ilgili sayısız web sitesi ve fan kulüpler, sayısız etkinlikler düzenlerlerdi…
Bugün kum pist yarışlarıyla ünlü Amerika yarışçılığı sağlam tendonları ile ün salmış sert çimi seven bu atın soyundan gelen isimlerle dolu olacağı için ağırlıklı olarak çim pist yarışları ile gündeme gelirdi. Bugün Amerikan yarışçılığının derbisi olan Kentucky Derby çim pistte ve Byerley American adına koşulan bir koşu olurdu. Triple Crown'ın diğer ayaklarının da çim pistte koşulacağını bilmem söylememe gerek var mı? Hatta kum pistler bile bu soydan gelen atların koşabileceği şekilde yeniden düzenlenerek Byerley American soyundan yarışçılıkta maksimum fayda alınması yolunda çalışmalar yapılırdı… Byerley American soyundan gelen atlara kendi aralarında özel yarışlar düzenlenir, ilginin bu soya kayması için Byerley American soyundan gelen safkanlara daha fazla yetiştiricilik pirimi ödenirdi. Kendilerine has şeyleri ön plana çıkarmayı seven Amerikalılar belki de Byerley American soyunu diğer iki soydan ayırıp Quarter at yarışları gibi Byerley American yarışları düzenleyip bu atın soyundan gelen isimleri Thoroughbred ırkından ayırıp kendi ülkelerinin adını taşıyan ayrı bir at ırkı olan tescil ettirmenin yolunu ararlardı…
Bugün atların isimlerinin hipodrom bünyesindeki salonlara verilmesi misali Byerley American'ın adını bir salona değil ülkenin en gözde hipodromuma vereceklerinden hiç şüphem yok… Sadece hipodrom çevrelerinde değil ülkenin değişik yerlerinde bulvar, cadde ve parkların isim olarak Byerley American'ı görmek hiç de şaşırtıcı olmazdı… Byerley American'ın savaş alanlarından, yarış sahalarından hatta hara yaşantısından enstantanelerle yapılmış bir sürü heykelini ülkenin her yerinde görmek sıradan bir olay olurdu. O bir Amerikan efsanesi olmanın yanında bir Amerikan kahramanı olarak anılır ve bugün dünyadaki at yarışı sektörünün temellerinde Amerika Birleşik Devletlerinin payı anlatıla anlatıla bitirilemezdi.
Günümüzde Thoroughbred ırkı içinde %1'lik bir oranda varlığını sürdüren bu soy Byerley Amerikan olsaydı bu oranın %50'nin altına düşmeyeceğinden eminim. Kısaca şöyle diyebiliriz. Kendilerinden olana sahip çıkarlardı ve onu yüceltmenin yollarını ararlardı. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa onu yaparlardı… Bu yarışçılık temellerini bambaşka bir altyapı üzerine kurmalarını gerektirse de bunu yapacaklarından en ufak bir şüphem yok…
Ama maalesef literatürde bu isim Byerley Türk olarak geçiyor. Onun yetiştiği topraklardaki milli harada bu soydan gelen bir aygır bile yok… Hatta öyle ki bizim yetiştiriciliğimiz Byerley Türk soyu ile bazı güney Amerika ülkelerinden bile sonra tanıştı… Başka bir yerde olsa ulusal kahraman ilan edilecek bu atın yetiştiği topraklardaki 70 milyon insanın kaç tanesinin böyle bir isimden ve başarıdan haberi vardır…? Yazılı kaynakları sınırlı, okuyan kitlesi bir avuç olan bu toplum, ne yazık ki kendi tarihinden bir kesit olan ve günümüze değin dünyanın önemli sektörlerinden birinin temelini oluşturan bu ismi yabancı yazarların araştırmalarından okuyor…
Düşününce insanın aklına neler geliyor neler… Ulusal kahraman Byerley American… Öyle değil de ismi Byerley Arap olsaydı, diğer iki isme (Darley ve Godolphin) sahip çıktığı gibi HH Sheikh Mohammed bin Rashid Al Maktoum bu ismi de çoktan sahiplenmişti… Byerley İngiliz olsaydı İngilizler belki Eclipse'i bile hatırlamazdı… Ya da Byerley Japon olsa şimdi piyasada Byerley Japon'un ismini taşıyan at robotları dolaşıyordu… Byerley Fransız olsa, zaten böyle bir at ırkı yetiştirmeye çalışmış ama başarısız olmuş Fransızlar kesinlikle Byerley Fransız'ı ayrı bir ırk olarak tescil ettirip İngilizlere nazire yapardı… Ama bunlardan hiç biri değil… Byerley Türk… Biryerlerden Türk işte, hasbelkader günümüze kadar ulaşmış soyu… Sonrası mı? Allah kerim…
ERHAN GÖKBAYRAK ARALIK/2008






























